24 Temmuz 2014 Perşembe

KARADENiZ GEZiSi 15. GÜN : ERZURUM


GEZİ TARİHİ : 6 TEMMUZ 2013 CUMARTESİ

      Erzurum, arazi büyüklüğü bakımından Türkiye’nin dördüncü büyük kenti durumunda. Burası 
Cumhuriyet Tarihimiz açısından da önemli bir kent. Milli mücadelenin temelleri açısından, önemli kararlar alınıyor Erzurum da... Alınan bu kararların en önemlisi : “Milli sınırlar içinde vatan bölünmez bir bütündür, parçalanamaz.” Artık sıra Erzurum'u gezmede.

21 Haziran 2014 Cumartesi

KARADENiZ GEZiSi 14. GÜN : ARTViN BORÇKA - TORTUM ŞELALESi




Sabah güzel bir kahvaltıdan sonra Hopa Terzioğlu Otel'den ayrılıyoruz. Bugün önce Artvin Borçka Karagöl'ü göreceğiz sonra da Erzurum Tortum Şelalesi'ne uğrayıp Akşam Erzurum Öğretmenvi'nde kalacağız.

11 Haziran 2014 Çarşamba

KARADENiZ GEZiSi 13. GÜN : BATUM

BATUM GEZİ REHBERİ





Sabah erkenden kalkıp Ayder'e veda ediyoruz. Arhavi'deki Mençuna Şelalesi ve Çifteköprüleri görüp Sarp Sınır Kapısı'ndan Batum'a geçmek. O gece çok yağmur yağmış ve yollar parçalanmış. Bir noktaya kadar gidebildik devamı arabayla gidilecek cinsten değildi. Biz de sahil yolunu geri dönerek Hopa'nın yolunu tuttuk.

8 Haziran 2014 Pazar

KARADENiZ GEZiSi 12 . GÜN : AYDER - ZiLKALE

Gezi Tarihi : 3 Temmuz Çarşamba

Rize'den yola çıkıyoruz, oldukça heyecanlı bir gün. En merak ettiğimiz yerlerden biri. Ayder ve Zilkale'ye Kaçkarlara gidiyoruzzzz :)

Ayder'e gelmeden önce Ağaran Şelalesini görmeliyiz.

2 Haziran 2014 Pazartesi

KARADENiZ GEZiSi 11. GÜN : RiZE (MERKEZ)

GEZİ TARİHİ : 2 HAZİRAN 2013 SALI

Sabah erkenden kalkıp kahvaltı yapıyoruz. Dün gece geç saatlerde Rize'ye vardığımız için şehir turu bugüne... Bakalım Rize nasıl bir yer??


31 Mayıs 2014 Cumartesi

KARADENiZ GEZiSi 10. GÜN : UZUNGÖL

GEZİ TARİHİ : 1 HAZİRAN PAZARTESİ

Belediyenin misafirhanesinde uyandık. (Yine hatırlamak istemiyorum) Neden Çaykara'da kaldık, Of'a geri dönmedik adam akıllı bir otel için bilemiyorum. İnsan akıl tutulması yaşayabiliyor bazen. Sabah erkenden kalkıyoruz, kahvaltı yapmaya Uzungöl'e gidiyoruz. Hapsiyaş Köprüsü'nü dün gördük. Ama bugüne eklemek daha mantıklı :)

22 Mayıs 2014 Perşembe

KARADENiZ GEZiSi 9. GÜN : SÜMELA MANASTIRI - HAMSiKÖY - ZiGANA

GEZİ TARİHİ : 30 HAZİRAN 2013 PAZAR

      Akçaabat Öğretmenvi'nde kahvaltı yaptıktan sonra Maçka'ya doğru yola çıkıyoruz. Sümela Manastırı Maçka'da... Trabzon'dan uzaklığı ise yaklaşık 47 km civarı.

SÜMELA MANASTIRI: Manastır’ın olduğu bu bölge Altındere Vadisi Milli Parkı olarak geçiyor, girişte araba için 15 TL ücret ödüyoruz. Manastıra girmek müze karta ücretsiz. Coşandere de eşlik ediyor bize. Manastıra yaklaşıldığında araçları park edebilmek için bir alan yapılmış ( ücretsiz ) aracı bırakıp kalan kısmı yürüyerek geçebiliyorsunuz. Bundan 5-6 yıl önce ancak 45 dakika tırmanılan manastır yolu kısaltılmış. 

       Sümela manastırını her ne kadar fotoğraflardan görmüş olsam da uzaktan görünce bakakaldım dakikalarca. Nasıl güzel bir yapıdır. Peki ne demek Sümela? Nasıl bulunmuş?

       Melas kökünden gelen bu sözcük Yunanca siyah, karanlık demekmiş. Manastırda bulunan (şimdi Yunanistan'da) ‘Siyah Meryem' ikonası yüzünden manastırın bu adla anıldığını söyleniyor. Dağın adı da buna ithafen Oros Melas'mış, (Karadağ). Yağmalanan ve yakılan manastırın bugün görülen freskleri 1740 yılında yapılan restorasyonun eseriymiş. Kültür Bakanlığı'nın restorasyonu ise on yılı aşkın süredir devam ediyormuş.

10 Mayıs 2014 Cumartesi

KARADENİZ GEZİSİ 8. GÜN : TRABZON ( MERKEZ )

GEZİ TARİHİ : 29 HAZİRAN CUMARTESİ

       Gelelim benim Karadeniz'de en çok merak ettiğim yere yani Trabzon'a... Trabzon İpek Yolu'nda bulunan şehirlerden biri olunca bir çok uygarlık gelmiş geçmiş buralardan. Kimine göre Tuğra Basan, kimine göre Dört Köşe, kimine göre de Masa anlamında “Trapezos” kelimesinden gelmekteymiş adı.

Ben Trabzon gezimizi 3 bölüme ayırdım. ilk gün Trabzon merkez , 2. gün Sümela Manastırı- Hamsiköy- Zigana Geçidi , 3. gün Uzungöl... Burada bir hata yapmışım. İlerleyen bölümde de okuyacaksınız zaten. Son gün yarım gün Uzungöl'ü gezip devamında Rize merkeze geçip orayı bitirmeliymişiz... Uzungöl'deki talihsizlikler için ilerleyen bölümlere bakınız.



Sabah Giresun'dan çıkıyoruz yola. 1,5 saat sürüyor Trabzon'a varış. Ama önceliğimiz Akçaabat'ta bulunan Sera Gölü...

29 Mart 2014 Cumartesi

KARADENiZ GEZiSi 7. GÜNÜN DEVAMI: GiRESUN

GEZİ TARİHİ : 28 HAZİRAN 2013 CUMA

       Giresun'a doğru yola çıkıyoruz... Nam-ı diğer fındık memleketine :)


19 Mart 2014 Çarşamba

KARADENİZ GEZİSİ 7. GÜN: ORDU

GEZİ TARİHİ : 28 HAZİRAN 2013 CUMA

       Akşam üzeri ayrılıyoruz Samsun'dan.  Çarşamba , Terme , Ünye üzerinden Ordu'ya gitmek hedefimiz. Ama Nefise Akçelik Tüneli'ni kullanmak değil de eski yolu kullanmak daha cazip geldi bize. Bir daha ne zaman buralara gelecektik? Eski yoldaki Bolaman Kalesi ve Yason Burnu'nu görüp Akşam Ordu'ya varmak hedefimiz. bu yol yaklaşık 3 saat sürüyor. Fatsa'dan sonra yol karşılıklı gidiş geliş şeklinde. Ama manzara??? İnsan eli değmemiş gibi...

9 Mart 2014 Pazar

KARADENİZ GEZİSİ 6. GÜN: SAMSUN

GEZİ TARİHİ : 27 HAZİRAN 2013 PERŞEMBE

       Sinop'tan Samsun'a gitmek için güzel bir gün fazla vakit kaybetmemeliyiz. Çünkü akşama Ordu'da olmalıyız. Dümdüz bir yolla sorunsuz bir şekilde varıyoruz Samsun'a. Karadeniz sahil yolu burada başlıyor.

       Samsun milli mücadelemizin, Kurtuluş Savaşı'mızın başladığı yer. Tarihin her döneminde önemli bir şehir olmuş Samsun.    

12 Ocak 2014 Pazar

Neden Mi Gezmek İstiyorum


       Neden mi bir ev , bir araba , daha fazla para çekmiyor ilgimi???

5 Ocak 2014 Pazar

KARADENİZ GEZİSİ 5. GÜN : SİNOP

ENNNN KUZEYDEYİZ : SİNOP

GEZİ TARİHİ : 26 HAZİRAN 2013 ÇARŞAMBA

      Güzel Ülkemin en kuzeyine gidiyoruz. Kuzey yıldızının en parlak olduğu yere... Amazonların ülkesi Sinop'a... Yaygın bir söylentiye göre Sinop'un adı Yunan mitolojisindeki Irmak tanrısı Aisopos’un güzel kızının adı Sinope'den geliyormuş. Sinope bir su perisiymiş. Zeus Sinope’ye aşık olmuş. Tüm isteklerini yerine getireceğine söz vermiş. Sinope'nin tek istediği ise evlenmemekmiş ve Zeus sözünü tutarak onu Karadeniz’in en güzel yerine, yani bugünkü Sinop’un bulunduğu yere yerleştirmiş ve Sinope adı zamanla Sinop’a dönüşmüş. Hititlerden kalma bazı tabletlerde ise burası Hititçe Sinova olarak gösteriliyor. Ta o zamanlarda bile buralara kadar ticaret yapmaya gelen savaşçı tüccarlar, yani Asurlular ise buraya kendi ay tanrıları olan Sin’in adını vermişler. Ay Sinop'ta başka parlıyor gerçekten de...