21 Haziran 2014 Cumartesi

KARADENiZ GEZiSi 14. GÜN : ARTViN BORÇKA - TORTUM ŞELALESi




Sabah güzel bir kahvaltıdan sonra Hopa Terzioğlu Otel'den ayrılıyoruz. Bugün önce Artvin Borçka Karagöl'ü göreceğiz sonra da Erzurum Tortum Şelalesi'ne uğrayıp Akşam Erzurum Öğretmenvi'nde kalacağız.

323 kilometre yol yapacağız. Erzurum'a akşama doğru varmak planımız. 

Artvin'den Borçka'ya çok rahat varıyoruz. Karagöl Borçka'dan 25 km uzaklıkta. Bu yolda biraz zorlanıyoruz sadece. Yol sonlara doğru stabilize. Çalışmalar devam ediyor. İyi ki ayak altı bir göl değil. 

Borçka'dan Karagöl'e giderken duyduğum orman çiçeklerinin kokusunu 26 yıldır hiçbir çiçekte duymadım. İnanılmaz bir yer. Resmen çarpıldık. Arabayı defalarca kez durdurduk. Bir daha aynı kokuyu duyar mıyız acaba? Lütfen korunsun Borçka... Öyle el değmemiş ki...



Karagöl'e giriş araçla 10 lira. Gölün çevresinde bulunan ormanlarda; vaşak, boz ayı, çengel boynuzlu dağ keçisi, dağ tavuğu, yırtıcı kuşlar izlenebilirmiş. Florayı merak ediyorum ama faunayı asla :) Bir boz ayıyla karşılaşmak istemem. 1430 m. yükseklikte ve etrafı tamamen dağlarla çevrili. Heyelan sonucu oluşmuş. Ağaçların yansıması suya vuruyor ve göl de yemyeşil görünüyor. İsmi Karagöl değil de Yeşil göl mü olsaydı keşke :)


Karagöl girişi... Resimde hiçbir renklendirme yoktur. 

Bol bol resim çektik. Sonra sis basmaya başladı. Sanırım öğleden sonra sisleri Karadeniz'de epey yaygın. Erken saatlerde gitmenizi öneririm.


Gelelim HES'lere...
Sadece ekşi sözlükten bir alıntı ile tamamlıyorum bu konuyu...

''Görmeden anlamanın yarım olduğu proje. Kurulan santraller o kadar yabancı geldi ki bana sanki başka bir yerdeymişim hissiyatına kapıldım. Çam ağaçları sebepsiz yere kurumaya başlamış. Santrallere yaklaştıkça kuraklığın arttığını gözlerinizle görebilirsiniz. Evimin önü yemyeşil çayır çimen iken, şimdi ki manzara kurak bir yol ve park edilmiş araçlardan ibaret. Çok doluyum ve o manzarayı görmekten dolayı çok mutsuz. devlet kalkınacak diye güzelim çam ağaçları bir bir indiriliyor. Yazıklar olsun bize.''

Neyse...



Tortum şelalesine doğru ilerliyoruz. Sisli, kapalı ve serin hava birden açmaya başlıyor. Etraf, günlük güneşlik. Sıcaklık yükselmeye başlamış, etrafımız bozkırlaşmaya... Erzurum'a yaklaşıyoruz adım adım. Yusufeli - Erzurum yolu nasıldır diye çok merak ediyordum internetten de tam olarak bir bilgi bulamamıştım. Ama yolda muazzam bir çalışma var. İnanılmaz inşaatlar yapılıyor. Tüneller, viyadükler... Yer yer geceleri dinamitle patlama yapıldığı ve belli bir saatten sonra araç geçişinin mümkün olmadığına dair tabelalar var. Yol gayet iyiydi. Artvin'den Erzurum'a araçla gayet rahat geçebilirsiniz efenim :)



Veee şelaleye geliyoruz. Etraf oldukça kurak fakat şelale sayesinde hayat bulmuş bir vadi var. Bir vahaya benziyor sanki... Görüntü muazzam.



Arabamızı parkedip şelaleye giriyoruz. Şelale 48 m. yükseklikten akıyor. Yüksek merdivenler sayesinde şelaleyi panoramik olarak görebiliyorsunuz. Şelalenin altındaki sular buzz gibi :) 



Artık acıkıyoruz ve şelalenin üzerindeki tesiste saç kavurma yiyoruz. Patlayana kadar et yedik bu gezide :) Ama gerçekten etleri çok lezzetli, dedikleri kadar var.



Artık yola devam etme zamanı. Tortum Gölü'nü görüyoruz... Vakit kaybetmeden kareleyip Erzurum'un yolunu tutuyoruz. Vardığımızda hava kararmaya başlıyor. Öğretmenevine yerleşiyoruz hemen. İki öğretmen fiyatı 65 lira. 




Erzurum oldukça gelişmiş bir yer. Ayrıca benim doğuda gördüğüm ilk il. Akşam dışarı çıkıyoruz. O kadar tokuz ki tatlı yiyelim diyoruz. Erzurum'da mekanlar çok güzel. Öğrenci şehri olmasının da etkisi var sanırım. Kahverengi isimli pastane mesela. Oldukça şıktı... Bir de akşamları Erzurum'da hava çoook serin. Yanınızda ince bir ceket ya da şal bulundurun. Yarın Erzurum'u gündüz gözüyle gezeceğiz :)


Karadeniz Gezisi 15. gün : ERZURUM