11 Nisan 2012 Çarşamba

Yılanlı sütun

Sultanahmet meydanına gittik İstanbul'da bu aralar nadir bulunan güneşli havanın birinde. Bir de artık normal dijital  fotoğraf makinesinden yarı profesyonel bir dslr makineye geçiş yapınca ohhh değmeyin keyfime. Gerçi bu konuda amatörüm ama en kısa zamanda bir kursa katılmayı düşünüyorum...:)


Gelelim yılanlı sütun neymiş,neden oradaymış?


Bir zamanların Hipodrom'u şimdininse Sultanahmet meydanı olan bu alanda 3 adet eser bulunmakta.Yunan şehirleri zamanında Persleri yenince buldukları ganimetleri eritiyorlar ve bu sütunu Delfi'deki ( Şuan Yunanistan'da bulunmaktadır.) Apollo Tapınağına armağan ediyorlar. 3 başlı yılan yapmalarının sebebi ise vaktiyle Apollon'un öldürdüğü 3 başlı bir yılan olması.








İmparator Konstantin de bu sütunu İstanbula getiriyor ve 17 yüzyıla kadar yılanların kafaları yerlerinde duruyor. Kayıp olan parçalardan biri bulunup İstanbul Arkeoloji Müzesine konuyor. Bir yılan başı İngiltere'ye kaçırılıyor. Diğerindense hala haber yok.Tarihi eserlerimizin kaçırılması hala yüreğimi burkuyor.Uluslar arası kanunlar olmasına rağmen ne yazık ki hala kaçırılan eserlerimizi alamıyoruz :(


Yılanların nasıl sütundan koptuğuna dair çeşitli rivayetler var. Onlara da bir bakalım. Evliya Çelebi'ye göre; " Bu sütunun tılsımı ile şehre yılan gibi hayvanlar girmemektedir. Bu direk üç başlı ejderha suretini gösterip başının birisini bir yeniçeri kılıç ile bir vuruşta kırmıştır. O tarihte kısmen tılsımı bozulmuş olup, İstanbul içine yılançiyan ve akrep gibi hayvanlar yayılmışlardır."


Aslında 8 m. boyunda ve 29 burmadan ibaret olmasına rağmen halen sadece 5 metrelik bir kısmı kalmıştır. Sultanahmet Camisi yapılmaya başlandığında, o zamanlar  sütunun yarısının toprağa gömülü olduğu söylenir.






Ne yazık ki Yılanlı  Sütunun yanında hiç bilgilendirici yazı broşür vs. yok. İnsanlar aaa adı Yılanlı Sütun'muş, hımm deyip geçiyorlar. Bilgilendirici bir yazı bulundursak orada çok mu zor olur? Siz  ne dersiniz?